22/02/2018

TARÝHÝ VE KALICI BÝR BARIÞ ÝÇÝN TEK YOL ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜÐÜDÜR

Zira ‘tecrit’ söylemi, yaþanan esarete bir meþruluk kazandýrýyor.

 

     

 

 

 

                                                     

Özgür DENÝZ

 

Kürdistan halklarĂ˝nĂ˝n özgürlük talebi ve mücadelesinin bütünsel ifadesi olarak “Önder APO’nun özgürlüĂ°ü”nü esas alan eylemlerin yoĂ°unlaĂžtýðý bu dönemde, doĂ°ru bir dil yakalamak ve yaratĂ˝cĂ˝ eylemler geliĂžtirebilmenin önemi daha çok öne çĂ˝kĂ˝yor. Bu eksende özgürlüĂ°ü ve ‘ÝmralĂ˝ Sistemi’nin aĂ°Ă˝rlaĂžtĂ˝rĂ˝larak sürdürüldüĂ°ü bu dönemde özgürlük kavramĂ˝nĂ˝n nasĂ˝l ele alĂ˝nmasĂ˝ gerektiĂ°ini belirlemek bize doĂ°ru bir yaklaÞým kazandĂ˝racaktĂ˝r.

Özgürlük; düĂžüncenin kendisini sĂ˝nĂ˝rlayan baĂ°lardan kurtarĂ˝p örgütleyerek ete kemiĂ°e bürünmesi ve eylemsel bir ifadeye kavuĂžturulmasĂ˝dĂ˝r; bu yönüyle düĂžüncenin esnek olmasĂ˝ veya esnek bir zihniyet kazanmasĂ˝ olarak da deĂ°erlendirilebilir. Buna göre, fiziki koĂžullar ne olursa olsun, insanĂ˝n kendisini özgür bir Ăžekilde inĂža etmesi ve örgütlü kĂ˝lmasĂ˝ mümkündür. ÝmralĂ˝ Sistemi’nde tutulan Önder Apo’nun durumu böyledir; Önder APO, her türlü detay düĂžünülerek tasarlanmýÞ ÝmralĂ˝ Sistemi’nde düĂžünsel olarak sonuna kadar özgürdür; her detay üzerinde inceden düĂžünülerek tasarlanmýÞ bu sistemde kendini olumsuz etkileyebilecek her Ăžeyden kurtarĂ˝p baĂ°Ă˝msĂ˝z düĂžünebiliyor ve fikirler ortaya koyabiliyor olmak, özgür olmak demektir. Fikirleriyle, tarihsel toplum ve felsefik yaklaÞýmlarĂ˝yla yeni ufuklar açĂ˝p halklar için bir özgürlük umudu olan; dogmalardan sĂ˝yrĂ˝larak düĂžüncede müthiĂž bir devinimi ve geliĂžimi yakalayan ve bu haliyle ‘özgür insan’ olmayĂ˝ baĂžaran Önder Apo’nun düĂžünsel geliĂžimi türlü baskĂ˝lara raĂ°men engellenemiyor. Bunun en açĂ˝k örneĂ°i, ÖnderliĂ°i uluslararasĂ˝ bir komployla esir alan güçler, OrtadoĂ°u cenderesinde her gün kaybederken, Önder APO’nun özgürlük ve demokrasi çizgisinin gün geçtikçe geliĂžiyor, yayĂ˝lĂ˝yor olmasĂ˝dĂ˝r.

DüĂžünsel olarak esaret altĂ˝na alĂ˝namayan ve düĂžünsel özgürlüĂ°üyle halklarĂ˝n özgürlük ve demokrasi meĂžalesi olan Önder Apo’nun artĂ˝k fiziksel olarak da özgür olmasĂ˝, Kürdistan, Türkiye ve OrtadoĂ°u halklarĂ˝ için, ahlaki ve politik anlamda bir zaruret haline gelmiĂžtir. Ýnsanlýða kapitalizm bataklýðýndan çĂ˝kýÞ yolunu gösteren fikirlerin sahibinin esaret altĂ˝nda tutulmasĂ˝, ahlaki açĂ˝dan büyük bir utancĂ˝, politik açĂ˝dan ise derin bir açmazĂ˝ ve tĂ˝kanĂ˝klýðý ifade ediyor. Bu yönüyle Önder Apo’nun hala esaret altĂ˝nda tutuluyor olmasĂ˝ derin bir paradokstur. Bu, Apocu düĂžünce etrafĂ˝nda toplanĂ˝p mücadele edenler için de bir paradokstur ve artĂ˝k bugün, dünden daha fazla kabul edilemez bir hal almýÞtĂ˝r. DolayĂ˝sĂ˝yla Önder APO’nun artĂ˝k fiziksel olarak da özgür olmasĂ˝nĂ˝n zamanĂ˝ gelip geçmiĂžtir bile.

 Ănsanlýðýn en büyük tutkusu, ilk toplumsallĂ˝k ve bilmenin bilincine varĂ˝ldýðýndan beri, özgürlüktür, özgürlük arayýÞýdĂ˝r. Bu arayýÞ aslĂ˝nda sĂ˝nĂ˝rsĂ˝zlĂ˝k arayýÞýdĂ˝r. ÝnsanĂ˝n kendisinin farkĂ˝na vararak arayýÞa çĂ˝kmasĂ˝ ve evreni anlama çabasĂ˝nĂ˝ özgürlük olarak deĂ°erlendirebiliriz. Bu yönüyle özgürlük asla sĂ˝nĂ˝rlandĂ˝rĂ˝lamaz. Her ne kadar sĂ˝nĂ˝rlandĂ˝rĂ˝lmak istense de, aslĂ˝nda bu mümkün deĂ°ildir. Ýnsanlýðýn düĂžünsel geliĂžim seyrine baktýðýmĂ˝zda özgürlük tutkusunun köreltilemediĂ°ini çok net bir Ăžekilde görebiliyoruz. Ýþte Önder APO, insanlýðýn özgürlük arayýÞý boyunca ödediĂ°i bedellerin ve ulaĂžtýðý sonuçlarĂ˝n çaĂ°Ă˝mĂ˝zdaki ifadesi oluyor. Önder APO’yu böyle, insanlýðýn özgürlük tutkusuyla yarattýðý deĂ°erlerin bileĂžkesi olarak tanĂ˝mlamak daha doĂ°rudur. Bu yüzden Önder APO bir kiĂži olmaktan çok, Kürt halkĂ˝nĂ˝n özgürlüĂ°ünün somut ve kurumsal ifadesi ve öncüsü oluyor. Genel açĂ˝sĂ˝ndan da insanlĂ˝k deĂ°erlerinin tarih boyunca süzülmüĂž ve rafine olmuĂž halini ifade ediyor; örgütlenmiĂž, eylemleĂžmiĂž hakikatini ifade ediyor.

ÝnsanlĂ˝k, tarihi özgürlük yürüyüĂžünde çok büyük bedeller ödedi, büyük onursal ve anĂ˝tsal deĂ°erler yarattĂ˝; bunda, özellikle Marksist geleneĂ°in payĂ˝ büyüktür. Ancak ulusal kurtuluĂž hareketleri ve sosyalist mücadeleler, insanlýðýn özgürlük yürüyüĂžüne büyük kazanĂ˝mlar ortaya çĂ˝karĂ˝p önemli bir miras bĂ˝raksalar da istenilen baĂžarĂ˝yĂ˝ elde edemediler. Kapitalist moderniteyle amansĂ˝z mücadele etmelerine raĂ°men, sonuçta onun yedeĂ°ine düĂžmekten kendilerini kurtaramadĂ˝lar, yeni bir sistem geliĂžtiremediler. Bu noktada Önder APO’yu onlardan ayĂ˝ran temel özellik, amaç ve araçlarĂ˝yla, tamamen farklĂ˝ bir sistemi yaratĂ˝yor olmasĂ˝dĂ˝r. Önder APO tarihte yaĂžanan tüm olumlu-olumsuz deneyimleri inceleyip olumlu yanlarĂ˝ çaĂ°Ă˝n ihtiyaç ve koĂžullarĂ˝na göre sisteminin temel dayanaklarĂ˝ haline getirdi, olumsuz yanlarĂ˝ ise mahkûm edip dersler çĂ˝kardĂ˝. Bu yönüyle Önder APO insanlýða, kapitalist moderniteye karÞý yeni bir yol açtĂ˝.

UygarlĂ˝k hastalýðý, OrtadoĂ°u’da doĂ°up geliĂžti ve dünyaya yayĂ˝ldĂ˝. Krizini de yine bu bölgede yaÞýyor. Reformlarla bu krizi aĂžmaya, varlýðýnĂ˝ sürdürmeye çalýÞsa da bunlar kapitalist modernitenin yaĂžadýðý krize çözüm olmak Ăžöyle dursun, krizi daha fazla derinleĂžtiriyor. Çünkü sistem dýÞýna itilip horlananlarĂ˝n artĂ˝k yeni bir seçeneĂ°i var.  Ezilen halklar, inançlar, kadĂ˝nlar, farklĂ˝ kültürler  ve kapitalist sistemin sömürü- iktidar çarkĂ˝na karÞý  herkesin özgürce kendini ifade ettiĂ°i demokratik modernite çizgisi tarihsel derinliklere dayanan meĂžruiyetiyle  halklarĂ˝n özgür geleceĂ°ini muĂžtuluyor. Bu, kapitalist modernite için bir tehlike yaratĂ˝yor. DolayĂ˝sĂ˝yla bu tehlikenin daha fazla büyümeden atlatĂ˝lmasĂ˝ gerekiyordu. Bu onlar için elzem bir hal almýÞtĂ˝ –ki ‘UluslararasĂ˝ Komplo’ bu mantĂ˝k üzerinden geliĂžti. ÝmralĂ˝ Sistemi de özü itibarĂ˝yla bu mantýðýn pervasĂ˝z bir Ăžekilde sürdürülmesinin ifadesi oldu. Böylece Önder APO ĂžahsĂ˝nda halklarĂ˝n özgürlük eĂ°ilimi sĂ˝nĂ˝rlandĂ˝rĂ˝lmak istendi; OrtadoĂ°u’da yaĂžanan bu krizden, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm seçeneĂ°inin zaferle çĂ˝kmamasĂ˝ için Önder APO esaret altĂ˝na alĂ˝ndĂ˝. ÝmralĂ˝ Sistemi’nin özeti budur.

Bu yüzden eĂ°er bir barýÞ olacaksa, halklarĂ˝n demokrasi ve özgürlük taleplerine cevap verecek bir ‘çözüm süreci’ yaĂžanacaksa, halklar için bunlarĂ˝n tam aksini ifade eden ÝmralĂ˝ Sistemi’nin derhal kaldĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ gerekmektedir. Zira barýÞ, barýÞýn bir tarafĂ˝nĂ˝n özgürlükten mahrum bĂ˝rakĂ˝larak yapĂ˝lamaz. BarýÞ, diyalektik olarak özgür bir ortamĂ˝ zorunlu kĂ˝lĂ˝yor. Bu yüzden Önder APO’nun kalĂ˝cĂ˝ bir barýÞ için rolünü oynayabilmesi için özgür olmasĂ˝ gerekiyor, sĂ˝nĂ˝rsĂ˝z iletiĂžim imkânlarĂ˝na sahip olmasĂ˝ gerekiyor. Önder APO’nun istediĂ°i budur. Önder APO Türkiye’deki tüm farklĂ˝ eĂ°ilimleri bu sürece katarak olasĂ˝ bir barýÞý kalĂ˝cĂ˝laĂžtĂ˝rmak istedi. Ýzleme Heyeti’nin oluĂžturulmasĂ˝ talebi ve Ă˝srarĂ˝ bunun içindi. ÖnderliĂ°in müzakere dediĂ°i de aslĂ˝nda budur. Ancak bunun için gerekli imkânlar Ă˝srarla oluĂžturulmadĂ˝, oluĂžturulmuyor ve bu yüzden barýÞ sürekli erteleniyor ve savaĂž gündeme geliyor. Bu baĂ°lamda Kürt sorununun çözümünde gelinen nokta Ăžudur: MuhataplarĂ˝n özgür müzakere koĂžullarĂ˝ oluĂžmadýðý sürece barýÞ beklentisi büyük bir yanĂ˝lgĂ˝dĂ˝r. Tarihte de benzer sorunlarĂ˝n çözümünde böyle, yani taraflardan birinin esaret altĂ˝nda olduĂ°u bir müzakere örneĂ°i yoktur.

DolayĂ˝sĂ˝yla Önder Apo’nun tutulduĂ°u ÝmralĂ˝ Sistemi’ni salt tecrit koĂžullarĂ˝ olarak görmek ve tecridin kaldĂ˝rĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ talep etmek oldukça sorunludur. Zira ‘tecrit’ söylemi, yaĂžanan esarete bir meĂžruluk kazandĂ˝rĂ˝yor. Oysa uygulananlar gayri meĂžru, insanlĂ˝k dýÞý bir uygulamadĂ˝r, o nedenle adĂ˝nĂ˝n da doĂ°ru konulmasĂ˝ gerekir. DolayĂ˝sĂ˝yla bu dilin dayandýðý zihinsel yaklaÞým da, bu zihinsel yaklaÞýmĂ˝n ifadesi olan eylemlilikler de sorunludur. Bunun için tecrit, sorunun çözümü için baĂžvurulacak bir kavram deĂ°ildir. Sorun, kapitalist modernite karÞýsĂ˝nda insanlýðýn çĂ˝kýÞ yolunu temsil eden Önder APO’nun esaret altĂ˝na alĂ˝nĂ˝p etkisizleĂžtirilmek istendiĂ°i ÝMRALI SÝSTEMÝ’dir. Bu sistemi tecritle izah etmek yanĂ˝lgĂ˝lĂ˝ bir yaklaÞýmdĂ˝r. Önder APO’nun ailesiyle, avukatlarĂ˝yla ve bazĂ˝ heyetlerle düzenli olarak görüĂžebilmesi, ÝmralĂ˝ Sistemi’ni iĂžlevsiz hale mi getirecek? Bunlarla çözüm ve barýÞ mĂ˝ gelecek? HayĂ˝r! Ýþte tam da bu noktada yaĂžanan vahim yanĂ˝lgĂ˝ budur.

Kürt legal hareketinin “tecrit” söylemini terk etmesi ve durumu doĂ°ru tanĂ˝mlayĂ˝p Önder APO’nun özgürlüĂ°üne odaklanmasĂ˝yla bu yanĂ˝lgĂ˝lĂ˝ yaklaÞýmdan vazgeçmesi gerekiyor. Çünkü barýÞ ancak ÝmralĂ˝ Sistemi’nin aÞýlĂ˝p Önder APO’nun özgürleĂžtirilmesiyle mümkündür. DiĂ°er yaklaÞýmlar sorunlu olmakla birlikte sistemin kendini devam ettirmesi anlamĂ˝na gelir. ‘Tecride son verilsin’ söylemiyle yapĂ˝lan açĂ˝klamalar ve eylemler yerine, ÖnderliĂ°in özgürlüĂ°ünü hedefleyen bir dil, örgütlenme ve eylem anlayýÞýyla hareket edilmesiyle, barýÞa kapĂ˝ aralamak mümkün olacaktĂ˝r. Bunun dýÞýndaki yaklaÞýmlar, mevcut durumu kabullenme ve Kürt halkĂ˝nĂ˝ mevcut duruma alýÞtĂ˝rmaktan öte bir rol oynamayacaktĂ˝r. ArtĂ˝k çok net bir ifadeyle ÝmralĂ˝ Sistemi’yle yaĂžamayĂ˝ reddetmek ve Önder APO’yu özgürleĂžtirmeyi hedeflemek, buna göre örgütlenip eyleme geçmek gerekiyor. Köklü, saĂ°lam bir barýÞ isteniyorsa, bunun için Önder APO’nun özgürlüĂ°ü istenmelidir. DolayĂ˝sĂ˝yla ÝmralĂ˝ Sistemi’nin aslĂ˝nda kabulü anlamĂ˝na gelen -komplocu güçlerin 17 yĂ˝ldĂ˝r dil ve zihinde yarattĂ˝klarĂ˝ tahribatĂ˝n yansĂ˝masĂ˝ olan- ‘tecrit’ söylemini terk etmek, bunun yerine ÝmralĂ˝ Sistemi’nin kaldĂ˝rĂ˝lĂ˝p Önder APO’nun özgürleĂžtirilmesini geniĂž bir örgütsel zemin üzerinden güçlü, kitlesel bir eylem çizgisiyle istemek, doĂ°ru yaklaÞým olacaktĂ˝r.

Bu yaklaÞým, Türk devletinin Medya Savunma AlanlarĂ˝’na yönelik kapsamlĂ˝ hava saldĂ˝rĂ˝larĂ˝nĂ˝n gerçekleĂžtirildiĂ°i ve barýÞ seçeneĂ°inin iyice silikleĂžtiĂ°i bugünlerde, AKP-DAÝÞ çizgisinin faĂžist saldĂ˝rĂ˝larĂ˝nĂ˝ püskürtme ve kendini savunmanĂ˝n da gereĂ°idir. Zira Türk CumhurbaĂžkanĂ˝ ErdoĂ°an’Ă˝n Ăžizofrenik ruh haliyle Türkiye, Kürdistan ve OrtadoĂ°u halklarĂ˝nĂ˝ savaĂža sürüklemek istediĂ°i bir süreç yaÞýyoruz. Suruç’ta sosyalist gençlerin DAÝÞ eliyle katledilmesi, Medya Savunma AlanlarĂ˝’na yapĂ˝lan kapsamlĂ˝ hava saldĂ˝rĂ˝larĂ˝ ve gün geçtikçe artan gözaltĂ˝ ve tutuklamalarĂ˝n yapĂ˝ldýðý siyasi soykĂ˝rĂ˝m operasyonlarĂ˝, Türk devletinin bir kez daha topyekûn savaĂž kararĂ˝ verdiĂ°ini ortaya koymuĂžtur. Tüm bunlara karÞý Önder APO çizgisinde mücadele etmenin doĂ°ru formülü, Önder APO’nun özgürlüĂ°ünü hedefleyen, böylece anlamlĂ˝ bir müzakerenin koĂžullarĂ˝nĂ˝ saĂ°layarak kalĂ˝cĂ˝ barýÞý isteyen radikal bir eylem hattĂ˝na girmektir. Tarihin tüm insani, özgürlük ve demokratik deĂ°erlerine en anlamlĂ˝ cevap, Önder APO’nun özgürlüĂ°ü eksenli geniĂž cepheli mücadeleyi radikal Ăžekilde derinleĂžtirmek olur.

 

PEKÝ, SÝZÝN ÇÖZÜMÜNÜZ NE?

Kendinize yakýn gördüðünüz müttefik Türkiye’ye karþý ne zamana kadar sesiz kalacaksýnýz?

YENÝ MÜCADELE DÖNEMÝ VE ÖNCÜ KADRONUN ROLÜ

Hakikat algýsýndaki yanlýÞlýk ve yanýlgýdan kurtulmak, ne istediðini bilmek ve bunu bir bilinç, bir farkýndalýk yaratarak sßrekli oluÞ halinde derinleÞtirmekle mßmkßndßr.

KÝRLÝ VE KALLEÞÇE SAVAÞ YÜRÜTEN KÝMDÝR?

Bu zihniyet ve siyaset anlayýÞý sadece siyasetçileri deðil, basýný, aydýnlarý ve yazarlarý da bßyßk çoðunlukla kendine benzetmiÞtir.

2018 © Partiya Karkeręn Kurdistan (PKK)
[[email protected]]