22/02/2018

KAMUOYU DÝPLOMASÝSÝ’YLE KÜRT ALGISI DEÐÝÞEBÝLÝR

AKP’nin Ortadoðu’da denklem dýþý kalmamak için baþýndan beri DAÝÞ projesinin içinde olduðu ve DAÝÞ’in tüm vahþetine raðmen desteðini sürdürdüðü, yürütülecek diplomasi çalýþmalarýnýn temel argümaný olabilir.

 

 

 

Deniz Gül

 

Dünyadaki “Terörist Kürt” algýsý deðiþiyor. DAÝÞ’in Þengal ve Kobanê’ye yönelik saldýrýlarýna karþý Kürtlerin gösterdiði direniþ, dünyadaki “Terörist Kürt” algýsýnda ciddi bir kýrýlma yarattý. Egemenlerin “Ýyi Kürt- Kötü Kürt” þeklinde bir algý oluþturmalarý bu direniþ sürecinde sorgulanmaya baþlandý. Ancak bu algý deðiþimi egemenlerin siyasi yaklaþýmýna nüfuz etmiþ deðildir; dünyanýn gözleri önünde yapýlan barbarca saldýrýlara karþý Kürtlerin kendi öz güçleriyle yaptýklarý direniþin zorlamasýyla uluslararasý kamuoyunda bir sorgulama geliþti. Oysa dört parça Kürdistan’da en önemli siyasi bir aktör olan PKK, 1999 yýlýndan sonra paradigmasal bir deðiþim yaþamýþ ve bu deðiþim PKK’nin ideolojik, politik, örgütsel ve eylem hatlarýnda tarihi bir dönüþüm yaratmýþtý. Buna karþýn Avrupa’da ve diðer birçok ülkede PKK yasaðý devam etmiþtir, devam etmektedir. Rojava’da PYD öncülüðünde direnen Kürtlere karþý bir ilgi oluþmuþ olsa da, bu ilginin PYD’ye karþý dönemsel ve taktiksel bir yaklaþým olduðu, tarihsel derinliði olan, Kürt sorununun çözümüne dönük bütünsel bir politik yaklaþým olmadýðý açýktýr.

Avrupa’da nasýl bir Kürt algýsý var ve bu algý nasýl oluþturuldu? Almanya Federal Meclisi’nin hükümet ortaðý olan SPD (Sosyal Demokrat Parti)’nin milletvekili Rüdiger Veit, Özgür Politika gazetesinin18-19 Temmuz 2015 tarihli sayýsýnda yayýnlanan röportajýnda, Almanya’da “Kürt eþittir PKK, PKK de eþittir þiddet” þeklinde yaygýn bir algýnýn olduðunun altýný çiziyor. Veit ayný röportajda Alman basýnýnýn Kürtleri “kriminal ve terörist Kürtler” olarak yansýttýðýný ve bu sayede algýnýn yaygýnlýk kazandýðýna dikkat çekiyor ve bu algýnýn deðiþmesi için Kürtlerin Avrupa kamuoyuna dönük ciddi bir enformasyon ve diplomasi çalýþmasý yapmasý gerektiðine ve basýnýn bu çalýþmadaki rolüne vurgu yapýyor. Veit röportajýn devamýnda, söz konusu algýnýn; Kürtlerin kimseden bir þey beklemeden, kendi öz güçleriyle, yaþadýklarý haksýzlýklarý uluslararasý kamuoyunda etkili bir þekilde anlatmalarýyla ve bunu desteleyecek siyasi diyaloglarla deðiþtirebileceðini söylüyor.

Kürtlerin Rojava’da DAÝÞ faþizmine karþý direniþi devam ederken, DAÝÞ’e verdiði desteði gün geçtikçe daha fazla su yüzüne çýkan Türk devleti ve -seçim sonuçlarýyla birlikte artýk bir meþruluðu kalmayan- AKP hükümeti,  bir yandan “tampon bölge” söylemiyle Kürtlerin Rojava’daki kazanýmlarýný boþa çýkarma hesaplarý yapýyor; diðer yandan ise “çözüm süreci”ni bitirerek Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ý savaþa sürüklüyor. Kuþkusuz Türk devletinin içeride ve dýþarýda, bu Kürt karþýtý politikasýna destek bulmasý, eskisi kadar kolay olmayacaktýr. Zira “Kürt eþittir PKK, PKK de eþittir terörist” söylemi üzerinden politika yapmak, Kürtlerin DAÝÞ faþizmine karþý mücadelesiyle uluslararasý kamuoyunda ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ýn çabalarýyla yürütülen “çözüm süreci” sayesinde de Türk kamuoyunda eskisi gibi karþýlýk bulamayacaktýr. Bu noktada Kürtlerin yapacaðý etkili bir kamuoyu diplomasisi,  bu süreçte kuþkusuz önemli bir rol oynayacaktýr.

Kürtler hangi argümanlarla kamuoyu diplomasisi yürütebilir?

 

1-      Batýnýn umut baðladýðý “Ilýmlý Ýslâm Projesi”nin çöktüðü ve bu projenin ürünü olarak ortaya çýkan AKP’nin Ortadoðu’da denklem dýþý kalmamak için baþýndan beri DAÝÞ projesinin içinde olduðu ve DAÝÞ’in tüm vahþetine raðmen desteðini sürdürdüðü, yürütülecek diplomasi çalýþmalarýnýn temel argümaný olabilir.

 

2-      Avrupa devletlerinin Ortadoðu’ya dönük hiçbir siyasal çözüm modeline sahip olmamalarý ve PKK’nin uzun bir süredir dillendirdiði “Demokratik Ortadoðu Konfederalizmi” modelinin Avrupa devletlerinden destek bulmamasýnýn Ortadoðu’da DAÝÞ gibi yapýlarýn ortaya çýkmasýna yol açtýðý uluslararasý kamuoyuna anlatýlmasý gereken diðer önemli bir husus olarak sayýlabilir. Zira Ortadoðu için en önemli siyasal-barýþçýl çözüm modelinin -Rojava’da açýða çýkan kantonal sistemle de görüldüðü üzere- “Demokratik Ortadoðu Konfederalizmi” olduðu anlaþýlmýþtýr.

 

3-      DAÝÞ gibi yapýlarýn üzerinde palazlandýklarý zeminin, Batýnýn Ortadoðu’ya yaklaþýmýnda demokratik deðerlerin esas alýnmamasý ve Ortadoðu’daki siyasi güçler tarafýndan, kitlelerin dini inançlarla yönlendirilmesinin bir sonucu geliþtiði açýða çýkmýþtýr. Bununla beraber siyasallaþtýrýlmýþ Ýslâm’ýn –ister ýlýmlý olsun, ister radikal- Ortadoðu’da halklarýn ve inançlarýn birlikte özgürce yaþamalarý için çözüm olmasý þöyle dursun, bunun, birçok kez proveke edilerek sorunun esas kaynaðýna ve Ýslâm’ýn batý nezdindeki “þiddet, terör” algýsýna neden olduðu; buna karþýn Ýslâm’a yaklaþýmýn “Kültürel Ýslâm” ekseninde olmasý gerektiði anlatýlmalýdýr.

 

4-      Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ýn ve PKK’nin, 1999 yýlýndan bu yana Türk devletiyle yapmak istediði siyasi çözüm için defalarca tek taraflý ateþkesler ilân ettiði, 1999 yýlýnda Türk ordusunun operasyonlarýna ve beþ yüz civarýnda gerillanýn yaþamýný yitirmesine raðmen silahlý güçlerin Türkiye sýnýrlarý dýþýna çekilmesi ve 1 Haziran 2004 yýlýna kadar savaþýlmamasý; bunlara karþýn Türk devletinin Kürt sorununa sürekli tasfiye ve imha konseptiyle yaklaþtýðý, Avrupa kamuoyuna anlatýlmasý gereken bir diðer önemli husustur.

 

Bu çerçevede yürütülecek bir enformasyon çalýþmasýyla Avrupa kamuoyu doðru bir þekilde bilgilendirilmiþ olacak ve bununla paralel yapýlacak siyasi diyaloglarla sýnýrlandýrýlmayan diplomatik bir çalýþma,  Kürtlere ve PKK’ye dönük algýyý deðiþtirecektir.

 

PEKÝ, SÝZÝN ÇÖZÜMÜNÜZ NE?

Kendinize yakýn gördüðünüz müttefik Türkiye’ye karþý ne zamana kadar sesiz kalacaksýnýz?

YENÝ MÜCADELE DÖNEMÝ VE ÖNCÜ KADRONUN ROLÜ

Hakikat algýsýndaki yanlýþlýk ve yanýlgýdan kurtulmak, ne istediðini bilmek ve bunu bir bilinç, bir farkýndalýk yaratarak sürekli oluþ halinde derinleþtirmekle mümkündür.

KÝRLÝ VE KALLEÞÇE SAVAÞ YÜRÜTEN KÝMDÝR?

Bu zihniyet ve siyaset anlayýþý sadece siyasetçileri deðil, basýný, aydýnlarý ve yazarlarý da büyük çoðunlukla kendine benzetmiþtir.

2018 © Partiya Karkern Kurdistan (PKK)
[[email protected]]