22/02/2018

KÝRLÝ VE KALLEÞÇE SAVAÞ YÜRÜTEN KÝMDÝR?

Bu zihniyet ve siyaset anlayýþý sadece siyasetçileri deðil, basýný, aydýnlarý ve yazarlarý da büyük çoðunlukla kendine benzetmiþtir.

 

 

 

 

Cuma RONAHÝ


Kürt düþmanlýðý ve Kürtleri kültürel soykýrýma uðratma temelinde þekillenen ve dizayn edilen Türkiye siyaseti büyük bir yozlaþma içindedir. Kürtleri zorla egemenlik altýnda tutma zihniyeti ve politikasý Türkiye'de siyasal kurum ve siyasetçileri bir ucube haline getirmiþtir. Özel savaþa göre þekillenmiþ bu siyasetçi grubuna dünyanýn hiçbir yerinde rastlamak mümkün deðildir.

Bu siyasetçi tayfasýnýn hiçbir ilkesi, ahlaký ve deðeri yoktur. Tek ilkeleri, Kürtleri kültürel soykýrýma uðratmak ve egemenlik altýnda tutmaktýr. Zaten bu ilkeye uymayan her siyasetçi haindir. Böyleleri aforoz edilir; doðduðuna piþman ettirilir. Nitekim HDP’ye uygulanan bu olmaktadýr.

Bu zihniyet ve siyaset anlayýþý sadece siyasetçileri deðil, basýný, aydýnlarý ve yazarlarý da büyük çoðunlukla kendine benzetmiþtir. Ya da bu gazaba uðramamak ve aforoz edilmemek için kiþiliksiz hale gelmektedirler. Cizre’de halk üzerinde görülmedik bir terör estirilirken; bebekler, çocuklar katledilirken, keskin niþancýlarla hareket eden her þeye ateþ açýlýrken, hiçbir savaþta görülmedik biçimde yaralýlarýn ve hastalarýn hastaneye gidiþi engellenirken, bir þehir kuþatma altýnda tutularak hem öldürülürken hem de çocuklar dahil aç ve susuz býrakýlarak teslim alýnmak istenirken sessiz kalýnmaktadýr. Cizre’de uygulananlar Filistin’de uygulanmýþ mýdýr? Sadece Cizre’deki politikasý nedeniyle AKP ve Tayyip Erdoðan mahkum edilerek kamuoyuna ve sokaða çýkamaz hale getirilmeleri gerekirken, hala PKK'nin terör ve þiddetinden söz edip AKP'nin bu uygulamalarý sürdürmesine zemin olmaktadýrlar. Kuþkusuz bu duruma karþý çýkan vicdanlý ve demokrat yazarlar ve aydýnlar da vardýr. Ancak bunlarýn sayýsý azdýr. Birçoðu hükümetin gazabýný üzerine çekmemek için hem nalýna, hem mýhýna vurmaktadýrlar.

AKP hükümeti ve Cumhurbaþkaný Tayyip binlerce PKK’liyi öldürdüklerini söylediklerinde hiçbir tepki vermeyenler, AKP'nin polisiyle her yerde sivil öldürmesine tepki göstermeyenler, gerillanýn misilleme eylemleri karþýsýnda hemen aðýr suçlamalar ve hakaretlerde bulunmaktadýrlar. Ýþte Kürt sorununun çözümünü ve Türkiye'nin demokratikleþmesini engelleyen bu eyyamcý ve oportünist tutumlardýr.

AKP'nin bu kadar sivil öldürmesi karþýsýnda “savaþ ahlakýna uyun, sivilleri öldürmeyin” diyemiyorlar. Ýsrail’in Filistinlilere yapmadýðýný siz yapýyorsunuz diyerek hükümete tutum almýyorlar. Türk savaþ uçaklarý Kandil’deki Zergelê köyünde 8 sivili katlettiðinde bile hükümetin açýklamalarýna inanýlmýþ ya da neden sivil öldürüyorsunuz denilememiþtir. PKK'ye saldýranlar ilk önce AKP'nin keskin niþancýlarla ya da zýrhlý araçlarda rastgele ateþ açarak sivilleri öldüren, cenazelerin bile defnedilmesine fýrsat vermeyen politikalarýna net ve açýk tutum koysunlar. Erdoðan ve AKP’ye binlerce PKK’liyi öldürerek ne elde edeceklerini sorsunlar; sonradan PKK'ye bir þeyler söylesinler. PKK on defa tek taraflý ateþkes ilan etmiþ ya da çatýþmasýzlýk yapmýþ; ancak AKP tek bir defa ne ateþkes kurallarýna uymuþ, ne de kalýcý çözüm için adým atmýþtýr. Sadece özel savaþýna ve psikolojik savaþýna zemin yapacak bazý kýrýntýlarla bu sorundan kurtulacaðýný sanmýþtýr. Ya da bu temelde yürüteceði özel ve psikolojik savaþla PKK'yi tasfiye edeceðini sanmýþtýr.

Türk devletinin öldürmeye hakký vardýr; Türk devleti öldürür, yaralar, zindana atar; halký, çocuklarý aç-susuz býrakýr, ama Kürt Özgürlük Hareketi buna cevap veremez! Böyle bir mantýk olmaz. Bu savaþ 35 yýldýr sürmektedir. Bu savaþý ortaya çýkaran siyasal nedenler vardýr. Kuþkusuz bu savaþýn bir barýþý olmalýdýr. Ancak Kürt halkýnýn kýrk yýldýr aðýr bedeller ödediði bu savaþ Kürtlerin teslim olmasýyla bitsin demek barýþ istemek deðildir. Siyasal çözümle sonuçlanan bir barýþ olmalýdýr. Bunu en fazla Kürt Özgürlük Hareketi istemektedir. Ancak Türk devleti “ben güçlüyüm, bu nedenle gelin teslim olun” demekten baþka bir þey bilmemektedir. Ýþte son savaþ da bu temelde AKP tarafýndan baþlatýlmýþtýr. Tayyip Erdoðan “ne Dolmabahçe Mutabakatý, ne Kürt sorunu, ne tarafý; gelip teslim olacaksýnýz” demiþtir. 5 Nisan’da da Önder Apo’ya tecrit uygulayarak bu savaþý baþlatmýþtýr. Ne Tayyip Erdoðan ne de Davutoðlu demagoji yapsýn; gerçek ayan beyan ortadýr. Dolmabahçe Mutabakatýný kimin yok saydýðýný, çözüm için çabalarýn yürütüldüðü Ýmralý’ya tecridi kimin uyguladýðýný aklý baþýnda olan herkes bilmektedir.

Her gün en büyük kalleþlik olan keþif uçaklarý ve savaþ uçaklarý daðý taþý bombalarken, elindeki en aðýr silahlarla sadece gerillaya deðil, sivil halka da saldýrýrken bu kalleþlik olmuyor, ama gerillanýn bunlara yönelik yaptýðý misilleme eylemi kalleþlik oluyor! Kalleþlik, savaþta kirli yöntemlere baþvurmak ve sivilleri katletmektir. En baþta da dengeli olmayan silahlarla savaþmaktýr. Bu açýdan tarihin en kirli savaþý Türk devleti tarafýndan Kürt halkýna ve Kürt Özgürlük Hareketi'ne yönelik yürütülmektedir.

Ahmet Arif, Kürtler için “teke tek kavgada hiç yenilmediler” demektedir. Türk devleti ve onun yalakalarý istiyorsa gerillalar ve askerler eþit imkanlarla, eþit koþullarda bir savaþ yürütsünler. Böylece kalleþçe deðil de yiðitçe bir savaþ olur. Ama ne var ki Türk devleti ne kirli ne de kalleþçe yürüttüðü savaþý býrakýr. Kürtlere karþý yürütülen 35 yýllýk savaþ bu gerçeði bin defa gözler önüne sermiþtir.  

PEKÝ, SÝZÝN ÇÖZÜMÜNÜZ NE?

Kendinize yakýn gördüðünüz müttefik Türkiye’ye karþý ne zamana kadar sesiz kalacaksýnýz?

YENÝ MÜCADELE DÖNEMÝ VE ÖNCÜ KADRONUN ROLÜ

Hakikat algýsýndaki yanlýþlýk ve yanýlgýdan kurtulmak, ne istediðini bilmek ve bunu bir bilinç, bir farkýndalýk yaratarak sürekli oluþ halinde derinleþtirmekle mümkündür.

AKP 12 EYLÜL’Ü RESTORE ETMEK ÝSTEMEKTEDÝR

12 Eylül saldýrýlarý dýþ dünyanýn da desteðini aldýðýndan çok pervasýz yapýlmýþtýr. Zaten 12 Eylül darbesi yapýldýðýnda ABD’li bir yetkili “bizim çocuklar yaptý” demiþtir.

2018 © Partiya Karkern Kurdistan (PKK)
[[email protected]]