28/06/2017

Partili Olmak Neyi Gerektiriyor?

Parti, her yöntemi de kabul etmez. Partinin amaçlarına her şekilde ve her yoldan gidilemez. Partinin belirlediği yoldan gidilmezse sapılmış olur...

 

 

 

 

Duran KALKAN

Partiye katılmış olmak bize hangi görev ve sorumluluğu yüklüyor, sorusu önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Önceki mücadele yıllarında gelişen parti bilincini saptırıp zayıflatan tasfiyecilik olmuştur. Bunu gidermek için yeniden inşa sürecinde belli bir gelişme oldu, ama halen parti bilincinde ortaya çıkan gelişmeler çok zayıftır. Gerçekten çok yetersiz ve sınırlıdır. Duruşlar zayıftır, parti sorgulaması zayıftır. Önderlik, “kök, partidir” dedi. “Bu kadar örgüt var, parti olursa da olur, olmasa da olur” deniliyor. Bazıları için parti olsa da olur, olmasa da olur. Buna particilik denilemez. Bu şekilde yaklaşanlar, hangi örgütte çalışırlarsa çalışsınlar başarılı olamazlar. Tersine hep sapma yaşarlar. Her zaman görev ve sorumlulukları ters yüz ederler. Çünkü çizgi parti demektir, çizgi parti ile belirlenir. Sen partiyi esas alıp özümsemezsen, çizgiyi özümsememiş olursun. O zaman da bir doğrultuda yürüyemezsin. Arkadaşlarımız bunları iyi bilmeli ve “bizi ilgilendirmez” dememelidir. “Biz başka işlerle uğraşalım” diyerek, konuya yüzeysel yaklaşmamalıdır.

Parti Programı demek, amaçlar bütünlüğü demektir. Yaptığımız bütün görevleri, programda amaçlananları gerçekleştirmek için yapıyoruz. Onun için de programı yutarcasına ezberlememiz gerekir. Programı bilmezsen neyi başaracaksın! Değil parti, bir dernek bile üyesine kafasına eseni yapmasına izin vermez. Bireycilik ve kendine görelik en üst düzeydedir. Bir parti ortamında böyle şeylerin olması, aslında partiye katılmamışlığın var olduğunu ifade eder. Bu da ciddi partileşme ve katılım sorunlarının varlığını gösterir. Parti programı ve tüzüğünü bilmeyen keyfi ve kendine göre davranır. O durumda tüzük de, program da kendisidir. Amaç ve ilke kafasına esendir. Bu çok laubali ve ciddiyetsiz bir durumdur. Bu nedenle programlı ve tüzükle çalışmayı bilmek gerekir. Modern parti olabilmek için bu lazımdır. Çünkü program amaçları verir. Peki, birlikte başarmak istediğimiz amaçlar nelerdir? Onlar programda yazıyor. Bir şeyler yapacaksak programdaki amaçları başarmak için yapacağız. Başka bir şey yaparsak, parti dışına düşmüş oluruz. Tüzük bunları nasıl yapacağımızı veriyor, çalışma ve yaşam imkânlarımızı belirliyor. Örgüt ilkelerini veriyor. Onları da bilmezsek keyfimize göre yaparız.

Parti, her yöntemi de kabul etmez. Partinin amaçlarına her şekilde ve her yoldan gidilemez. Partinin belirlediği yoldan gidilmezse sapılmış olur. Burada keyfiyet olamaz. Bu konuda ‘sapma’ olarak değerlendirilebilecek konuların başında ‘öneri hakkı’ konusundadır. PKK’de parti çizgisine katkıda bulunmak için öneri hakkı vardır. Ama arkadaşlar bunu sadece bireysel durumlarını ifade etmeye dönüştürmektedir. Bu yanlıştır. Öneri hakkı özünden kopartılmaktadır. PKK’de örgütsel işleyişin temelinde toplantı düzeni, rapor talimat düzeni, eğitimler ve eleştiri-özeleştiri vardır. Bunlar, PKK’de sorunları çözmenin temel alanları ve yöntemleridir. Eleştiri hem hak, hem de görevdir. Özeleştiri de öyledir. Parti çizgisinin gereklerine uygun bir hareket geliştirebilmek için eleştiri ve özeleştiri gerekir.  

Eğer parti disiplini ihlal edilirse, parti suçu işlenmiş olur. Parti de suç da var, ona göre ceza da vardır. Cezalar parti platformlarınca verilir. Platform parti yargılamasıdır. Suçun durumuna göre cezalar verilir. Bu uyarı, eleştiri, görev dondurma, görev değiştirme, üyelik dondurma ve atma gibi cezaları kapsar. Parti görevlerini yürütmeyen, parti ilke ve ölçülerine uygun davranmayan parti disiplinine girmiyor ve partiye göre suç işliyor demektir. Tabii en son başvurulan ceza partiden atmadır. Ama atılma suçunu işleyenleri de atacağız. Partiyi netleştirmek, arındırmak çok önemlidir. Evet, parti büyük olmalı ve insanlar katılmalıdırlar, ama parti insanın en yüksek ölçülere sahip olmasını ifade etmektedir. Bireyselleşen, toplumsallaşmayan insanların PKK’de yeri yoktur. Lenin, “parti, kendini parti dışı güçlerden arındırarak güçlendirir” diyor. Demek ki parti ölçülerine uymayanları partiden atmak, kadroların homojenliğini arttırmak partiyi güçlendirir. Nicelik azalıyor diye parti zayıflamaz. Nitelik güçlenince, parti daha fazla güçlenir.

PKK’de önemli bir husus ise halka yaklaşımdır. PKK’nin halk ilişkilerinden başka bir gücü yoktur, her şeyi halk için yapmaktadır. Önderliğimiz ve şehitlerimiz bütün yaşamını halk için adamışlardır. Bütün kadrolar halkın gücü ile yaşıyor, onun dışında hiçbir yerden destek almamaktadır. O nedenle halk PKK’nin her şeyidir. PKK’de halka karşı işlenen suçlar, affedilmez suçlardır. Önder Apo her suçu af etmiş, ama halka karşı işlenmiş suçları af etmemiştir. Dolayısıyla halkın PKK’ye katılımını çok önemsemiştir. PKK’nin halka yaklaşım ölçülerini çok net ortaya koymuştur. Bu nedenle halka yaklaşım örgütlü, bilinçli ve doğru olmalıdır. Önderlik, son savunmada da “her PKK’li bir hırka bir lokma felsefesi ile yaşamalıdır” dedi. Halk PKK’lilerin ne söylediğine değil, nasıl yaşadığına bakarak katıldı. Demek ki kadroların halk içindeki ilişkileri, halka karşı davranışları çok önemlidir. Bu nedenle de halkı eğitmek, örgütlemek, halkın gücüne güvenmek ve inanmak, halka saygılı olmak önemlidir. PKK’liliğin özünde halkın malına, canına, namusuna, değer yargılarına saygılı yaklaşmak vardır.  

Önderliğin ve binlerce şehidin emeğiyle halkın partiye duyduğu güveni kırmaktan daha ağır suç olamaz. Evet, halkı eğiteceğiz, değiştirip dönüştüreceğiz. Ama bu zorla olmaz. Önce halk seni dinleyecek, kendini halka dinlettireceksin. Halk senin doğru söylediğine inanacak. Kendini inandırıp sevdireceksin. Bunun için de her şeyine saygılı davranacaksın. Ama bunun yerine, “onu yapmayacaksınız, bunu yapmayacaksınız!” denilebilmektedir. Bu tutum tam bir ağa tutumudur. Yasakla ne iş, ne de halk yürütülebilir. Halk eğitilip örgütlendiği oranda harekete geçirilebilir. Halka karşı örnek yaklaşım gösterilir, doğru yaşam özellikleri verilir ve böylelikle halk kazanılır. Bunun için halka karşı işlenmiş suçlar kesinlikle affedilemez. PKK’nin halkla ilişkilerine kesinlikle zarar verilmemelidir. Kim zarar verirse de affedilmemelidir. Öylelerinin bizim içimizde yeri yoktur. O tür kişiler her şey olabilir, ama asla PKK’li olamazlar.

Her şeyimiz geri kalabilir, ağır kayıplar da verebiliriz, ama bazı ölçülerimizi değiştiremeyiz. Hiç değiştirmeyeceğimiz ve yıkılmasına izin vermeyeceğimiz temel yargımız da halk ile ilişkilerdir. Halka karşı davranışımızdır. Bazı halk kesimleri gerici ve olumsuz da bulabiliriz. Ama bunlar mücadele edilerek değiştirilebilir. Gericidir, değiştirmek gerekiyor. Ama onun için önce kendini halka dinletmen gerekir. Eğitim fırsatı bulana kadar saygılı davranman gerekir. Kimi geriliklerle mücadele adı altında “seninkiler yanlıştır, hepsini kaldırıyorum, yasaklıyorum” denilemez. Kim böyle yaparsa, o PKK’yi karşısında bulur. PKK gibi halktan destek almış başka bir hareket yoktur. PKK ilk günden beri halkın değer yargılarına saygı gösterdi ve sahip çıktı. Halk da kendisinden daha fazla PKK kadrosuna güvendi. Çünkü kadro ilkeli davrandı. Parti de kadrosuna öyle davrandı. Ne zaman ters davranış görürse hiç affetmedi. Adil davrandı. Halk şöyle dedi: “PKK’li ise yapmaz, birisi yaparsa da PKK affetmez.” Bunu herkes bildiği için kendisinden daha fazla Önderliğe, PKK’ye ve kadrolara güvendi. Şimdi bu güveni sarsamayız. Kim bunu yaparsa, PKK’ye en büyük kötülüğü yapmıştır. PKK adına halkın canına, malına kastedip zarar verenler, dıştaki faşist ve sömürgecilerden daha fazla zarar verenlerdir. Bunlar PKK’ye karşı savaşanlardır.

Bu nedenle partinin disiplin suçu ve işleyişi önemlidir. Eskiye göre partinin yaptırımları azalmıştır. Suçu ne fazlasıyla abartacağız, ne de cezasız bırakacağız. Bizim yaptırım gücümüz, değer yargılarımız işleyecek. Önder Apo, “PKK tarihi yargılama gücüdür” dedi. PKK, dünyayı yargılıyor.  Kendisini yargılamadan dünyayı nasıl yargılayacak? Kendine karşı suç işleyenleri yargılamadan, tarihi suçları nasıl yargılayacak? Eğer kendini etkili bir yargı gücü haline getirirse onu yapabilir. Bu tarihi yargılama görevini yerine getirmek en temel görev ve sorumluluğumuzdur.

HBDH ve Ortak Mücadelede Dönem Perspektifi

Bu bakımdan Halkların Birleşik Devrim Hareketine ihtiyaç oldu. Belirttiğim nedenlerle hareketler de bu konuda duyarlı olunca hızlı bir biçimde bir ittifak oluşturduk. Bir toplandık...

PKK’de Kitle Çizgisi

PKK baştan itibaren ilkel ve reformist milliyetçi çizgiden kopmuş, bununla mücadele etmiş bir harekettir. Giderek bu yaklaşımını demokratik ulus çizgisinde daha kapsamlı bir teorik analize, yine politik bir yaklaşıma...

KATAR KRİZİ VE DEMOKRATİK ORTADOĞU

son Rakka Hamlesinin ortaya çıkardığı çok önemli sonuçlar var. Birincisi, artık DAİŞ’in sonunun geldiğini göstermesidir. İkincisi...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]