20/08/2017

Temel Dayanağımız Şehitler ve Önderlik Gerçeğidir

Şehitler umudun çok az, imkânın hiç olmadığı, geleceğin tasarlanamadığı, görünmediği yer ve zamanda bir ışık gibi ortaya çıktılar. Önderliğin ortaya koyduğu, ama herkesin...

 

 

 

 

Duran KALKAN

PKK, bir komünal emek hareketidir, bu tartışmasızdır. Sahipsiz bir hareket değildir. Yaratanlarının kim olduğu, partinin ifadelendirilmesiyle zaten ortaya çıkıyor. “Önderlik ve Şehitler Partisi” diyoruz. Önderlik gerçeğinin, nasıl bireysel yaşamı durdurarak komünal toplumsallığı büyük bir cesaret ve fedakârlıkla, yaratıcı tarz ve kararlılıkla geliştirdiğini görüyor ve biliyoruz. Bu, zihniyet ve vicdan devrimini gerçekleştiren ölçü oluyor.

Bu büyük, cesur, fedakâr ve kahramanlık mücadelesi içerisinde gerçekleşmiş 20 binin üzerinde militan şehidi var. 10 binden fazla da yurtseveri var, halktan şehit düşeni var. “Şehitler PKKlidir” diyoruz. O halde partinin bu kadar üyesi var. Birçok gücün ve çok farklı kesimlerin katkısıyla desteğiyle gelişen komünal bir hareket, ama böyle bir şehitler ordusunun doğrudan yarattığı bir harekettir.

PKK’nin bu yönünü, bu gerçeğini görmek, PKK’yi bunlarla tarif etmek, tanımak, PKK’nin sahipsiz olmadığını bilmek gereklidir. PKK’yi gerçekleşmiş bir olgu ve bir realite olarak görmek lazım, ama gerçekleştirenin ne olduğunu iyi bilmek gereklidir. Dolayısıyla Önderlik ve şehitler gerçeğini doğru ele almak, doğru yaklaşmak, bu temelde gerçekleşen PKK’ye doğru bakmak önemlidir. Bu gerçeklikten kopmamak hep Önderlik ve şehitler gerçeğine ulaşmak için çalışmak lazım, ama bunun sürekli bir mücadele hali olduğunu, sınırlı bir çabayla da hemen oraya ulaşılamayacağını bilmek lazım.

O halde PKK gerçeğini bunları inceleyerek, araştırarak öğrenmek gerekiyor. Şehitler gerçeğine ne kadar katılıyoruz? Ne kadar doğru uyguluyoruz? Şehitler karşısında görev ve sorumluluklarımızı ne kadar yerine getiriyoruz? Doğru olan anlamaktır, özümsemektir, hayata geçirmektir. Hayata geçirmenin de yolu çok çeşitli biçimlerde anlatmak, izinden yürümek ve amaçlarını pratikte başarmaktır. Bunu gerçekleştirebilmek için de tanımamız ve anlamamız gerekiyor. Şehitler gerçeğini de Önderlik gerçeği gibi tüm boyutlarıyla irdelememiz, şehitlerin uygulayıcısı ve sözcüsü olmayı bilmek gereklidir.

Bu kadar sert direnişler en zor ortamda nasıl gerçekleştirildi? Nasıl vücutlar lime lime edilerek bu sonuca ulaşıldı? Bu dayanma direnme gücü nereden geldi? Her saniye lime lime erirken onu gerçekleştiren düşünce, inanç, irade neydi? Bunu anlamamız gerekiyor. Sanat-edebiyat bu noktada çok çok önemlidir. Burayı irdelemesi gerekiyor. Açığa çıkarması ve bu bilinci bütün topluma vermesi ve toplumu şehitlerin ruhuyla, çizgisiyle bu temelde eğitmesi gerekir.

Kürt halkı, PKK hareketi büyük bir hazine ortaya çıkardı. Parti demek bu demektir. Partiyi başka nerede arayacağız ki! PKK’yi incelerken Önderliği anlatmak, tartışmak, şehitleri araştırmak, tartışmak yeterlidir. Doğrusunu da buradan aramaktır. Önderlik ve şehitlerden kopuk olarak başka biçimde partiyi anlamaya, tartışmaya çalışmak doğru değildir. Onların komutasında yürüyen, onları yaşatan, onları anlatan, uygulayan olmamız gereklidir. Şehitler ordusunun savaşçısı olmak izinden yürümek bununla mümkündür.

Partileşmenin önemli bir yönüdür. Partiyi örgütlemenin herhalde önemli bir gerçeği Önderlik ve şehitler gerçeğini halka daha geniş, zengin ve doğruya yakın bir biçimde taşırmak olacaktır. 11. Kongre’nin çok önemli bir boyutu da buydu. Aslında şehitleri doğru anlama ve uygulama üzerinde kendisini zafer militanlığına ulaştırmayı öngördü. Bu noktada da kendisini doğruya çekti. Parti ve Önderlik çizgisine daha da yakınlaştırdı.

‘Varlığımız onların sayesinde, onuru ve özgürlüğü yakalamamız onların sayesindedir. Yaşamı onlar yarattılar biz kullanıyoruz. Her şey onların sayesindedir.’ Eğer böyle diyorsak o zaman her yerde onlar olmalıdır. Doğruyu onlar göstermelidir. Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı onlarda bulmalıyız. Şehitler gerçeğini özümseyip uyguladığımız ölçüde var olacağımıza, özgür ve onurlu insan olarak yaşayacağımıza inanmalıyız.

Önderlik Çıkışı Şehitlere Ant İçen Bir Çıkıştır

Önderliksel çıkışa dair düşünce belirtirken, Önderlik gerçeği şehitlerin anısının yaşatılması için gerçekleştirilen bir çıkış oluyor. Önderlik çıkışı şehitlere ant içen bir çıkıştır. O koşullarda çıkış yapmak imkânsız gibi görülüyor, ama Önderlik çıkış yapıyor, çünkü emreden var. Emreden kimdir? Şehitlerdir. 1972’nin şehitleridir. Kesinlikle böyledir. Önderlik hep böyle tanımladı ve ne kadar zor ortam olursa olsun, herkes ne kadar oradan uzak durursa dursun kendisi “1972 direnişçilerinin, şehitlerinin devamı” olduğunu söylemekten asla uzak durmadı. Böyle olduğunu ifade etmekten her zaman onur ve şeref duydu. “Onlar emrediyor biz yapıyoruz” dedi. Savunmada da vardır. “Önder Mahir’di” diyor. Bütün yürüyüşü söz ve davranışları böyle bir Önderlik yürüyüşünü ifade ediyordu.

“PKK’nin kuruluşunun temel gerekçesinin de şehitlerin anılarının yaşatılması” olduğunu da Önderlik söyledi. Demek ki Önderliksel çıkış şehitlerin anısının yaşatılması temelinde olduğu gibi, PKK’nin kuruluşu ve partileşme süreci de şehitlerin anısının örgütlü mücadele oluşturarak yaşatılmasını ifade ediyor. PKK partileşmeye ve kuruluşa öyle gidiyor. Önderlik her zaman “PKK’nin, Haki Karer’in anısının örgütlenmesi olduğunu” söyledi ve buradan hareketle PKK’ye “Şehitler Partisi” dedi. Yine PKK’yi, halka-halka şehitler zincirinden oluşmuş bir parti olarak tanımladı. O zaman bu zincir nasıl oluşmuş? Bu halkalar nasıl gelişmiş, ortaya çıkmış ve bağlanmış? Ne kadar sağlam bir biçimde birbiriyle örülmüş? Bugüne nasıl gelinmiş? Bu sorulara da cevap vermek büyük bir önem kazanıyor.

O halde PKK’nin gerçeğini, özünü Önderlik ve şehitler gerçeğini inceleyerek öğrenmek, özümsemek gereklidir. Varsa duygularımızı şehitler gerçeği üzerinde yoğunlaştırarak, Önder Apo’nun da hep söylediği gibi, “Son sözleri, son duyguları, son hissettikleri neler oldu? Neleri öngörerek böyle yiğitçe yürüyerek gittiler? Dolayısıyla bize neyi emrediyorlar? Oradan hangi dersleri çıkartmamız gerekiyor?” İşte böyle yaklaşıp özümsememiz gerekiyor.

PKK’yi şehitler gerçeğinde anlamaya ve bilince çıkarmaya çalışmak lazım. Hem parti bütünlüğünü hem de dönem dönem partinin şehitler izinde yürürken ortaya çıkardığı değerleri görmek lazım. Gerçekten de halkalardan oluşmuş bir zincir gibi -her şehit bir halka oluyor- her dönem bir zincir oluşturuyor. Her dönemin sembol şehitleri var. Önder Apo “Şehitler şehidi” dedi. Bu, dönemi belirleyen, dönemin zaferinin ve başarısının garantisi olan, partiyi ve toplumu her türlü görevi yerine getirmek için mücadeleye sevk eden bir gerçekliktir. Bunlar var ve bunlar yaratılmıştır.

Mazlum Doğan’ın istemi de böyleydi. Şehitlerin amaçları, özlemleri, yapmak istedikleri neydi? Yaşamları nasıldı? Ne uğruna şehit düştüler? Bunların çok iyi anlaşılması gerekiyor. Şehide bağlılığı, amaçlarına katılma ve amaçlarını başarma olarak ele almak gereklidir. Onların düşüncelerini, yaşamlarını özümseyip ona göre davranma olarak ele almalıdır. Yoksa öyle olmayan bir bağlılık kesinlikle yanlıştır, dar ve duygusaldır.

Onun için de hangi amaçlar uğruna nasıl bir yaşam felsefesiyle ve tutumuyla yaşayarak şehit düştüler? Bunu iyi anlamak, çok yönlü anlatmak ve başta gençlik olmak üzere bütün toplumu bu gerçeklikle eğitmek şarttır. Bu bizim boyun borcumuzdur. Bütün duyarlılığımızı ve dikkatimizi şehitler gerçeği üzerinde yoğunlaştırmalıyız. Örneğin yaşam ölçüleri nedir, ne değildir? Önderlik ve şehitler gerçeğini inceleyerek bulmalıyız. Bunlar çok somut olgulardır. PKK gerçeğini temsil edenler Önderlik ve şehitler olduğuna göre o zaman yaşam ölçüleri ve özellikleri de Önderliğin ve şehitlerin yaşam ölçü ve özelliğidir. Bunlar da somuttur. Doğruların ne olduğu göz önündedir.

Bu konuda da temel dayanağımız her an bize doğru yolu gösteren şehitler ve önderlik gerçeğidir. On binlerce şehitlerimiz var. Hepsi Önderliktir. Hepsi Önderlik çizgisinin uygulayıcılarıdır. Önderliğin somutlaştığı yerdir. Yaptıkları, söyledikleri, yaşadıkları bu kadar açıktır. Dünyada PKK kadar somutlaşmış başka bir hareket yoktur. Önderlik çizgisi zayıflığı meşrulaştıran kabul eden bir çizgi değildir. Zayıflığa düşmandır. Zayıflığa karşı mücadele eden zayıflığı aşan bir çizgidir. Yoksa zayıflıklar üzerine kurulan bir çizgi değildir.

Bu nokta da ölçü üzerinde duruyoruz. Ölçü, Önderlik ve şehitlerdir. Önderlik ve şehitleri nasıl doğru anlayacağız? Mesele oradadır. Çünkü anlaşılmaz kılıyoruz. Gözle görülüp elle tutulacak kadar somut olan gerçeklikleri biz soyutlaştırıyoruz dolayısıyla hatları kaybettiriyoruz.

Önderlik ve parti gerçeğinin en çok öğrenileceği somut gerçeklikler şehitlerdir. Dikkat edelim, bir zincirin halkaları gibidir. Bir değil, yüz değil, bin değil, binlercedir. Kürdü bu kadar bir arada tutan ve böyle kaynaştıran, bu kadar cesaret ve fedakârlık kazandıran yegâne gerçeklik budur. Şehitler gerçeği yaratıyor. Demek ki şehitler gerçeğini toplum anlıyor. Anlaşılabilir, uygulanabilir bir durumdur.

PKK Gerçeğini Parti Şehitlerimiz Temsil Ediyor

Şehit gerçeğinin bir duygu, bir ruh duruşu, bir yüce amaç edinme, bir yaşam tarzı olduğunu bilmemiz lazım. Parti şehitlerimiz PKK’nin gerçeğini temsil ediyorlar. İlkesini, amacını, yaşam ölçü ve özelliklerini temsil ediyorlar. PKK onların toplamından oluşuyor. O halde PKK’yi doğru öğrenip katılmak için şehitleri özümsemek önemlidir. Parti militanlarının böyle yapması gerekiyor, sempatizan ve taraftarlarının da böyle yapması gerekiyor. Parti militan eğitimini de böyle yapmalıyız, bütün toplumu da sempatizan ve taraftar kesimi de bununla eğitmeliyiz.

Bunun için doğru anlamak, anlatmak önemli ve gereklidir. Birçok şehadet olayı zor dönemlerin kurtarıcısı oldu. Umudun çok az, imkânın hiç olmadığı, geleceğin tasarlanamadığı, görünmediği yer ve zamanda bir ışık gibi ortaya çıktılar. Önderliğin ortaya koyduğu, ama herkesin kolay görüp anlayamayacağı ışığı görüp anladılar ve tereddütsüz o yola girdiler ve yürüdüler. Başlangıç şehitleri böyledir. Zindan şehitleri böyledir. Uluslararası komploya karşı mücadele şehitleri böyledir. Hepsi gözümüzün önünde elle tutacağımız kadar bize yakındır.

Demek ki parti militanlığının nasıl olacağını bize çok somut öğretebiliyorlar. Bunun için şehitlerden öğrenmeyi bilmek, şehitler üzerinde yoğunlaşmak, araştırmak, incelemek gerekiyor.

Kutsamak ve Kutsanmak

Mansur kimdir? Enel Hak belirlemesi üzerine çok yorum yaptık, yapıyoruz ama Mansur gerçekten kim? Bir müşrik mi? Bir ermiş mi?

Endüstriyalizm Mutsuzluk Üretir

Şartlanmışçasına tüketimden kopamayan insanların üretimsizliği insanları mutsuzlaştırmakta ve mutsuzluk yaşamın bir olağanı haline gelmektedir...

Daha fazla bilinçlenmek, daha fazla mücadeleci olmak, daha fazla başarmak

Herhangi bir yerden bir şey beklemeden, öz irademiz ve halkımızın örgütlü iradesiyle mücadelemizi yükselterek Önderliğimize ve halkımıza dayatılan ideolojik, siyasi, askeri ve kültürel saldırıları...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]